YuSuf_DoGan
06-10-2006, 10:07 AM
Turuncu-Yeşilliler, Efes Pilsen’i süpürdü Play-Off final serisinde durumu 4-0 yapıp şampiyon oldu. Rakibiyle bu yıl oynadığı 6 maçın 5’ini kazanan Ülker, Efes’in de 4 yıllık hegamonyasına son verdi..
Seri başlamadan önce Ülker, normal sezonda oynadığı iki maçı da kazandığı için 1-0 üstündü. Bunun bir avantaj olduğu düşünülse de, kimse Turuncu-Yeşilliler’in 4-0’la şampiyon olacağını düşünemezdi. Ama Ülkerspor, çok istedi ve hak etti. Serinin ilk maçından itibaren kontrol hep Ülker’deydi. Oyunun sürekli hakimi, dominant tarafı, psikolojik savaşın galibi onlardı, daha çok istiyorlardı, daha iyi hücum ettiler, daha iyi savunma yaptılar, daha çok mücadele ettiler ve 4 yıl aradan sonra şampiyonluğa ulaştılar. Efes ise rakibin bu hakimiyeti karşısında sürekli çözüm üretmeye çalışan, bir şeyler yapıp, ritmi lehine çevirmeye çalışan taraftı. Ama Efesli oyuncular, bir türlü kendi oyunlarını sergileyemedi. Popoviç Play-Offlar’dan bu yana hiçbir şey oynamadı. Amerikalılar’ın en küçük bir katkısı olmayınca galibiyet bile alamadan finale veda ettiler.
Son üç yıldır Türkiye Kupası’nı Ülker, ligi ise Efes kazanıyordu. Bu kez, kupaları değiştirdiler!
Dünkü maça gelince. Bu Efes’in son şansıydı. Daha istekli başladı Efes oyuna. Kaya-Prkaçin ikilisi pota altından kolay basketler buluyordu. Ancak Efes, hücumda atmasına rağmen, potasını hiç savunamadı. Hiç alışık olmadığı sayılar yedi. Basket attıktan sonra potasında fast break gördü. Bu da Efesli oyuncuların maça ne kadar motive olduklarının göstergesiydi.
Ülker ise son derece kendine güvenerek oynadı. Dış şutlardaki yüksek isabet oranı bunun ispatıydı. Forma giyen her oyuncu, hiçbirini ayırt etiyoruz hepsi hakkını sonuna kadar verdi. İlk periyod 20-21 Ülker’in lehine sonuçlandıktan sonra, hakimiyeti eline alan, rakibini çok düşük bir yüzdede tutan Ülker, Clark ve Trepagnier’in spektaküler smaçlarıyla hem coştu, hem tribünleri coşturdu, soyunma odasına da 30-39 önde gitti.
İbo takımın lideriydi. Şampiyonluğu çok istediği her halinden belliydi. Attıkça attı, Trepagnier ona eşlik etti, fark biraz daha açıldı son periyoda 44-61 girildi.
4. çeyrekte ise Efes son kozlarını oynadı. Seri boyunca her şeyi denedi, ama kar etmedi. Ülker çok istiyordu, fark hiç kapanmadı. Sonunda Turuncu-Yeşilliler salondan 62-76 galip ayrılıp, 2005-2006 sezonunun şampiyonu oldu.
Coach Murat Özyer, sezon ortasında aldığı takımı, şampiyon yaparak büyük bir başarıya imza attı. Yazacak çok şey var kısaca geçelim. Prkaçin’inle başlayan hücumlara ne Euroleague ne Türkiye Ligi coachları çare bulabilmişti. O savunmayı öyle bir kurdu ki, Prkaçin’in en az asist, en çok top kaybı yaptığı maçları oynadı. Finale doğru da takımın performansını neredeyse yüzde yüze getirdi.
Clark’ı al şampiyon ol! Efes de, 4 sene önce bu oyuncuyu final serisi başlamadan getirmiş, mutlu sona ulaşmıştı. Şampiyonluğu Clark’a bağlamak gereksiz ama uğura inanlar için hatırlatmakta fayda var, yarımşar sezon oynayan ABD’linin şimdiden boynunda iki madalya var. Son iki maçta da kusursuz oynadı.
Sezon başında 11 oyuncusunu değiştiren Ülkerspor’un kazandığı şampiyonluk taktire değer. Başkan, teknik ve idare kadro ve play off’u mükemmel oynayan tüm oyuncuları tebrik ediyoruz.
Bir tebrik de Milli Takım Coach’u Bogdan Tanjeviç’e. Play-Off’lar oynanırken, aday kadronun şampiyon belli olduktan sonra açıklanacağı duyurulmuştu. Sonra, tarih 8 haziran (bugün) olarak belirlendi. Demek ki tecrübeli antrenör geleceği erken görmüş, Ülker’in yenilgisiz şampiyon olacağını önceden bilmiş.
Efes’e gelince. Çok ağır bir sezon geçirdiler. Euorleague’de tüm sakatlıklar ve şanssızlıklara rağmen çok başarılı oldular. Türkiye Kupası’nı da kazandılar. Ligi ise kötü bitirdiler. Granger’ın sakatlanması onlar için büyük handikap oldu. Smith, onun yarısı kadar bile oynayamadı.
Seri başlamadan önce Ülker, normal sezonda oynadığı iki maçı da kazandığı için 1-0 üstündü. Bunun bir avantaj olduğu düşünülse de, kimse Turuncu-Yeşilliler’in 4-0’la şampiyon olacağını düşünemezdi. Ama Ülkerspor, çok istedi ve hak etti. Serinin ilk maçından itibaren kontrol hep Ülker’deydi. Oyunun sürekli hakimi, dominant tarafı, psikolojik savaşın galibi onlardı, daha çok istiyorlardı, daha iyi hücum ettiler, daha iyi savunma yaptılar, daha çok mücadele ettiler ve 4 yıl aradan sonra şampiyonluğa ulaştılar. Efes ise rakibin bu hakimiyeti karşısında sürekli çözüm üretmeye çalışan, bir şeyler yapıp, ritmi lehine çevirmeye çalışan taraftı. Ama Efesli oyuncular, bir türlü kendi oyunlarını sergileyemedi. Popoviç Play-Offlar’dan bu yana hiçbir şey oynamadı. Amerikalılar’ın en küçük bir katkısı olmayınca galibiyet bile alamadan finale veda ettiler.
Son üç yıldır Türkiye Kupası’nı Ülker, ligi ise Efes kazanıyordu. Bu kez, kupaları değiştirdiler!
Dünkü maça gelince. Bu Efes’in son şansıydı. Daha istekli başladı Efes oyuna. Kaya-Prkaçin ikilisi pota altından kolay basketler buluyordu. Ancak Efes, hücumda atmasına rağmen, potasını hiç savunamadı. Hiç alışık olmadığı sayılar yedi. Basket attıktan sonra potasında fast break gördü. Bu da Efesli oyuncuların maça ne kadar motive olduklarının göstergesiydi.
Ülker ise son derece kendine güvenerek oynadı. Dış şutlardaki yüksek isabet oranı bunun ispatıydı. Forma giyen her oyuncu, hiçbirini ayırt etiyoruz hepsi hakkını sonuna kadar verdi. İlk periyod 20-21 Ülker’in lehine sonuçlandıktan sonra, hakimiyeti eline alan, rakibini çok düşük bir yüzdede tutan Ülker, Clark ve Trepagnier’in spektaküler smaçlarıyla hem coştu, hem tribünleri coşturdu, soyunma odasına da 30-39 önde gitti.
İbo takımın lideriydi. Şampiyonluğu çok istediği her halinden belliydi. Attıkça attı, Trepagnier ona eşlik etti, fark biraz daha açıldı son periyoda 44-61 girildi.
4. çeyrekte ise Efes son kozlarını oynadı. Seri boyunca her şeyi denedi, ama kar etmedi. Ülker çok istiyordu, fark hiç kapanmadı. Sonunda Turuncu-Yeşilliler salondan 62-76 galip ayrılıp, 2005-2006 sezonunun şampiyonu oldu.
Coach Murat Özyer, sezon ortasında aldığı takımı, şampiyon yaparak büyük bir başarıya imza attı. Yazacak çok şey var kısaca geçelim. Prkaçin’inle başlayan hücumlara ne Euroleague ne Türkiye Ligi coachları çare bulabilmişti. O savunmayı öyle bir kurdu ki, Prkaçin’in en az asist, en çok top kaybı yaptığı maçları oynadı. Finale doğru da takımın performansını neredeyse yüzde yüze getirdi.
Clark’ı al şampiyon ol! Efes de, 4 sene önce bu oyuncuyu final serisi başlamadan getirmiş, mutlu sona ulaşmıştı. Şampiyonluğu Clark’a bağlamak gereksiz ama uğura inanlar için hatırlatmakta fayda var, yarımşar sezon oynayan ABD’linin şimdiden boynunda iki madalya var. Son iki maçta da kusursuz oynadı.
Sezon başında 11 oyuncusunu değiştiren Ülkerspor’un kazandığı şampiyonluk taktire değer. Başkan, teknik ve idare kadro ve play off’u mükemmel oynayan tüm oyuncuları tebrik ediyoruz.
Bir tebrik de Milli Takım Coach’u Bogdan Tanjeviç’e. Play-Off’lar oynanırken, aday kadronun şampiyon belli olduktan sonra açıklanacağı duyurulmuştu. Sonra, tarih 8 haziran (bugün) olarak belirlendi. Demek ki tecrübeli antrenör geleceği erken görmüş, Ülker’in yenilgisiz şampiyon olacağını önceden bilmiş.
Efes’e gelince. Çok ağır bir sezon geçirdiler. Euorleague’de tüm sakatlıklar ve şanssızlıklara rağmen çok başarılı oldular. Türkiye Kupası’nı da kazandılar. Ligi ise kötü bitirdiler. Granger’ın sakatlanması onlar için büyük handikap oldu. Smith, onun yarısı kadar bile oynayamadı.