firstline
12-07-2006, 02:27 AM
BİLİYORUM BU YARA HİÇ KAPANMAYACAK
Biliyorum bu yara hiç kapanmayacak. Biliyorum ki bu yara hiçbir zaman azalmayacak. Özlüyorum seni geçip giden zamanların okyanus boyu sevdalarının arasında gittiğinde mevsimler farksızlığımın bir simgesiydi.Suskundu gözlerim suskunluklarımın içinde çizdiğim yolların göçüp giden ömürlerin arasında
Anlatamadım anlayamadın beni belki o hüzzam kalan sevdanın burukluğuydu yüzlerimize vuran özlemlerin içinde bak geçip gidiyor ömür dönülmeyecek zamanlara bakıp giderken şimdi aynı iklimin içinde kaybolup giden iki yagmur damlasıyız.Hayatın anlamı bu degildi sende biliyorsun.İçimizde kalan kırılgan sevdaların yanıbaşında.Üşüyorum senin sıcaklıgının soğuk kalan yüzünde kapanan kapıların arka yüzünde hayatın biliyorum ey yar bu yara kapanmayacak.
Hayatın acımasız yüzü vuruyor bedenimizin o ıssızlıklar içinde kaybolan kıyılarına.Sıgınacak bir liman arayan o sonsuz bakışında hayatın.Kaybolup giden bizlere ait düşlerimiz.İhanet yağmurunda ıslanan yorgun düşler gibiyiz.Yarım kalan eksik kalan yanımız bu istesekte istemesekte bu bizim sebebimiz yaşamın içinde biriktirdigimiz bir dilim ekmek gibi
Her gecenin sabahı hangi yüreğin feryadı hangi sevdanın baharı bizi alırki bizden kaybolup giden zamanların içinde.Şimdi birbirimizden uzakta yaşamsallıgımızın türküsü söyleniyor.Yürüyorum ey yar insanların arasında kimi yorgun kimi dökük kalar sabır yarasında yürüyorum ey yar insanların arasında özlüyorum seni zamanla barışamadım geçip gidiyor ömür günlere doyamadım ucum yok ucagım yok saklımdasın yar haberin yok yıllar geçti sönmedi ateş yanıyorum ey yar haberin yok.Türkülerin dilinde ezgileniyor hayatımız.Acımasızlıgında hayatın bir sen bir ben birde bizden kalanlar.Özlüyorum ey yar seni özlemlerimin arasında bir daha ruhunu duymayacak seni yaşamayacak olsamda saklımdasın ey yar hayatın her anında
Hava soguk kent kırılgan sokaklarında içimde kalan o sessizlik bir yanımda hayatın acımasızlıgı bir yanımda adını gurur diye kazanan çaresiz kalan bakışlar.Bu muydu susuzlugumuz şimdi yorgun kalan sözlerimiz içinde hüküm giyip ömrünü cezalandıran sebebsizlikler yıllar geçsede biliyosunki bu senden bana benden sana kalan yara hiç kapanmayacak.
Vakti geldi ayrılıgın bir daha yaşanmayacak o sımsıkı sarılmaların o bakışların o sevdaya ait yaşlanan o masum kucaklamaların baglandıgımız kopuşmaların
Vakti geldi biliyorsun yaşamın ayrı yaşanacak yılların bir filiz gibi yeniden hayata gülümseyip bakmanın şiirler olmayacak senin yüregine yazılan sensizliklere beni mahkum bırakan şu yalanlar içinde kaybolup giden yalan dünyada
Biliyorum bu yara kapanmayacak.İçimi acıtacak ama biliyorumki yaşanan her şey yaşatılan her acı tarihin o kirli sayfalarında kalacak o gururun o suskunlugun arasında biliyorum ey yar bu hayat sensizde yaşanacak
İnadına onurlu inadına yürekli onursuzluklar içinde savrulan bu dünyada
29.04.2006
bülent akpınar
Biliyorum bu yara hiç kapanmayacak. Biliyorum ki bu yara hiçbir zaman azalmayacak. Özlüyorum seni geçip giden zamanların okyanus boyu sevdalarının arasında gittiğinde mevsimler farksızlığımın bir simgesiydi.Suskundu gözlerim suskunluklarımın içinde çizdiğim yolların göçüp giden ömürlerin arasında
Anlatamadım anlayamadın beni belki o hüzzam kalan sevdanın burukluğuydu yüzlerimize vuran özlemlerin içinde bak geçip gidiyor ömür dönülmeyecek zamanlara bakıp giderken şimdi aynı iklimin içinde kaybolup giden iki yagmur damlasıyız.Hayatın anlamı bu degildi sende biliyorsun.İçimizde kalan kırılgan sevdaların yanıbaşında.Üşüyorum senin sıcaklıgının soğuk kalan yüzünde kapanan kapıların arka yüzünde hayatın biliyorum ey yar bu yara kapanmayacak.
Hayatın acımasız yüzü vuruyor bedenimizin o ıssızlıklar içinde kaybolan kıyılarına.Sıgınacak bir liman arayan o sonsuz bakışında hayatın.Kaybolup giden bizlere ait düşlerimiz.İhanet yağmurunda ıslanan yorgun düşler gibiyiz.Yarım kalan eksik kalan yanımız bu istesekte istemesekte bu bizim sebebimiz yaşamın içinde biriktirdigimiz bir dilim ekmek gibi
Her gecenin sabahı hangi yüreğin feryadı hangi sevdanın baharı bizi alırki bizden kaybolup giden zamanların içinde.Şimdi birbirimizden uzakta yaşamsallıgımızın türküsü söyleniyor.Yürüyorum ey yar insanların arasında kimi yorgun kimi dökük kalar sabır yarasında yürüyorum ey yar insanların arasında özlüyorum seni zamanla barışamadım geçip gidiyor ömür günlere doyamadım ucum yok ucagım yok saklımdasın yar haberin yok yıllar geçti sönmedi ateş yanıyorum ey yar haberin yok.Türkülerin dilinde ezgileniyor hayatımız.Acımasızlıgında hayatın bir sen bir ben birde bizden kalanlar.Özlüyorum ey yar seni özlemlerimin arasında bir daha ruhunu duymayacak seni yaşamayacak olsamda saklımdasın ey yar hayatın her anında
Hava soguk kent kırılgan sokaklarında içimde kalan o sessizlik bir yanımda hayatın acımasızlıgı bir yanımda adını gurur diye kazanan çaresiz kalan bakışlar.Bu muydu susuzlugumuz şimdi yorgun kalan sözlerimiz içinde hüküm giyip ömrünü cezalandıran sebebsizlikler yıllar geçsede biliyosunki bu senden bana benden sana kalan yara hiç kapanmayacak.
Vakti geldi ayrılıgın bir daha yaşanmayacak o sımsıkı sarılmaların o bakışların o sevdaya ait yaşlanan o masum kucaklamaların baglandıgımız kopuşmaların
Vakti geldi biliyorsun yaşamın ayrı yaşanacak yılların bir filiz gibi yeniden hayata gülümseyip bakmanın şiirler olmayacak senin yüregine yazılan sensizliklere beni mahkum bırakan şu yalanlar içinde kaybolup giden yalan dünyada
Biliyorum bu yara kapanmayacak.İçimi acıtacak ama biliyorumki yaşanan her şey yaşatılan her acı tarihin o kirli sayfalarında kalacak o gururun o suskunlugun arasında biliyorum ey yar bu hayat sensizde yaşanacak
İnadına onurlu inadına yürekli onursuzluklar içinde savrulan bu dünyada
29.04.2006
bülent akpınar