siee_dünya
11-25-2006, 10:47 PM
İlk yarı dehşeti
Aşçı yemeğin tuzuyla oynamaya başlarsa "memleketini özlemiş" derler ya, Beşiktaş Bursaspor'u 3-1 yendi ama Tigana Fransa'yı özlemiş gibi geldi bana.
Tatsız tuzsuz ve anlamsızdı maçın ilk yarısı. İkinci yarıdaki güzelliklerde ise Buraspor'un payı Beşiktaş'tan fazlaydı.
Ayıptır söylemesi ama koca 45 dakika "gafil" çalıyor, "safdil" oynuyordu sahada.
Bursaspor'un golünü görenler görmeyenlere anlatsın. Büyük Beşiktaş'ın defansı ki aynı zamanda Milli Takım defansının yarısı önündeki tek rakiple paniğe kapılır mı? Kapılır ve topu rakibe teslim eder mi. Üç kişi birden mi?
Ardından Bursaspor'un kaçırdığı ikinci gol de futbol zekasında "zafiyet" örneklerinden biri olarak tarihe yazılıyordu. Hadi Beşiktaş dağılmıştı. Peki, Bursaspor'a ne oluyordu? Kontratakta kaleciyle karşı karşıya kalacak futbolcu, topu ofsayttaki arkadaşına, o da başka bir ofsayttakine uzatır mı?
Gol hata yapılıp yenir ya, ilk yarıda hata yapıp atılıyordu. Çünkü düdük çaldığı andan itibaren Beşiktaşlı futbolcular tribünlerin ne yapacağını kestirmeye çalışıyordu. Bu sırada, Bursaspor baskısına toslamışlar, serseme dönmüşlerdi. Rakip sahaya girme ihtimalleri bile yoktu alan savunması karşısında. Biraz da top kaybetmeye başlayınca, tek yumruğa sevinerek "gong"u bekleyen boksör gibi attılar kendilerini soyunma odasına.
İkinci yarı farklı başlıyordu. En azından Beşiktaş farklıydı. Burak yerini Ricardinho'ya bırakmış, ileri çıkan Kleberson forveti besleme görevi almıştı. Bu ikilinin şık golü sahadaki zeka düzeyini yükselten ilk belirti oluyordu. On dakika geçmeden gelen Delgado'nun ikinci golü keza...
Delgado yoktu!
Delgado zaten sahaya ya gol atmak ya da oyundan atılmak için çıkmıştı. Hem gol atıp hem de sakatlanarak çıkması, herhalde hakkında en hayırlısıydı. Golünden sonra Tigana'ya yaptığı sprint "Hepimize geçmiş olsun" anlamı taşımaktaydı.
İbrahim Akın oyundan atılınca, maçı kurtarmak için savunmayı iyice unutmuş Bursaspor'a az tamah çok zarar getiriyor ve Ali Tandoğan'ın golüne yine Ricardinho imza atıyordu.
Beşiktaş kazandı ama ilk yarı hafızalarda kaldı. İkinci yarı Ricardinho, Runje ve Bursa el ele Beşiktaş'ı düze çıkardılar özetle.
Aşçı yemeğin tuzuyla oynamaya başlarsa "memleketini özlemiş" derler ya, Beşiktaş Bursaspor'u 3-1 yendi ama Tigana Fransa'yı özlemiş gibi geldi bana.
Tatsız tuzsuz ve anlamsızdı maçın ilk yarısı. İkinci yarıdaki güzelliklerde ise Buraspor'un payı Beşiktaş'tan fazlaydı.
Ayıptır söylemesi ama koca 45 dakika "gafil" çalıyor, "safdil" oynuyordu sahada.
Bursaspor'un golünü görenler görmeyenlere anlatsın. Büyük Beşiktaş'ın defansı ki aynı zamanda Milli Takım defansının yarısı önündeki tek rakiple paniğe kapılır mı? Kapılır ve topu rakibe teslim eder mi. Üç kişi birden mi?
Ardından Bursaspor'un kaçırdığı ikinci gol de futbol zekasında "zafiyet" örneklerinden biri olarak tarihe yazılıyordu. Hadi Beşiktaş dağılmıştı. Peki, Bursaspor'a ne oluyordu? Kontratakta kaleciyle karşı karşıya kalacak futbolcu, topu ofsayttaki arkadaşına, o da başka bir ofsayttakine uzatır mı?
Gol hata yapılıp yenir ya, ilk yarıda hata yapıp atılıyordu. Çünkü düdük çaldığı andan itibaren Beşiktaşlı futbolcular tribünlerin ne yapacağını kestirmeye çalışıyordu. Bu sırada, Bursaspor baskısına toslamışlar, serseme dönmüşlerdi. Rakip sahaya girme ihtimalleri bile yoktu alan savunması karşısında. Biraz da top kaybetmeye başlayınca, tek yumruğa sevinerek "gong"u bekleyen boksör gibi attılar kendilerini soyunma odasına.
İkinci yarı farklı başlıyordu. En azından Beşiktaş farklıydı. Burak yerini Ricardinho'ya bırakmış, ileri çıkan Kleberson forveti besleme görevi almıştı. Bu ikilinin şık golü sahadaki zeka düzeyini yükselten ilk belirti oluyordu. On dakika geçmeden gelen Delgado'nun ikinci golü keza...
Delgado yoktu!
Delgado zaten sahaya ya gol atmak ya da oyundan atılmak için çıkmıştı. Hem gol atıp hem de sakatlanarak çıkması, herhalde hakkında en hayırlısıydı. Golünden sonra Tigana'ya yaptığı sprint "Hepimize geçmiş olsun" anlamı taşımaktaydı.
İbrahim Akın oyundan atılınca, maçı kurtarmak için savunmayı iyice unutmuş Bursaspor'a az tamah çok zarar getiriyor ve Ali Tandoğan'ın golüne yine Ricardinho imza atıyordu.
Beşiktaş kazandı ama ilk yarı hafızalarda kaldı. İkinci yarı Ricardinho, Runje ve Bursa el ele Beşiktaş'ı düze çıkardılar özetle.